TEMİZLİK REHBERİ
Tarih: 29 Temmuz 1981
Tebliğler Dergisi'nde Yayımı: 3 Ağustos 1981 - Sayı: 209

Sayı: 2112

BİRİNCİ BÖLÜM

I. KISIM AMAÇ-KAPSAM

1. Amaç

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul ve kurumların temizlik ve düzenini sağlık koşullarına uygun olarak sağlamak; yapılacak hizmetlerin uygulama planlarını, zaman ve enerjiden tasarruf sağlayacak şekilde gerçekleştirmek;

Eğitim kurumlarında; laboratuvar, dershane, atelye, kantin, yemekhane, konferans salonu ve benzeri diğer bölümlerdeki araç, gereç ve sabit tesisleri daima temiz, bakımlı ve kullanılmaya hazır durumda bulundurmaktır.

2. Kapsam

Bu rehber Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul ve kurumların bahçe ve binasındaki tüm bölümlerinin temiz, düzenli ve sağlıklı bir durumda olmasını sağlayacak hizmetler ile bu hizmetlerin yönetici, öğretmen, hizmetli ve öğrenciler tarafından, bir plan dahilinde eksiksiz olarak yerine getirilmesine ilişkin esasları kapsar.

İKİNCİ BÖLÜM

TEMİZLİK İŞLERİ İLE İLGİLİ GÖREV VE SORUMLULUKLARIN DAĞILIMI

Okul ve kurumda verimli ekonomik, sağlıklı ve güvenli bir ortam hazırlanmasında ve bunun sürekli olmasının sağlanmasında yöneticiden hizmetliye kadar her kademedeki personelin iyi bir koordinasyon (iletişim ve etkileşim) içinde çalışması gerekir.

İstenilen temizlik ve düzenin sağlanması, bu işlerle ilgili sorumluların sıkı ve sürekli takip ve kontrolü ile mümkündür.

Bu nedenle, okul müdürleri, müdür yardımcıları, nöbetçi öğretmenler ve iç hizmetler sorumlusu bir plan dahilinde, okulun temizliğinin gerektiği gibi yapılmasını sağlamak, kontrol etmek, eksikleri zamanında düzeltmek, tamamlatmak ve günü gününe gerekli önlemleri almak zorundadırlar.

1. Müdür

Okulun bina, araç-gereç ve tesislerinin etkili bir şekilde kullanılması, korunması, temizliğinin yapılması ve sürekliliğinin sağlanmasından birinci derecede sorumludur.

2. Müdür Yardımcısı

Okul bahçesi, binası ve araç-gerecinin tertip, düzen, temizlik, bakım ve korunması ile heran kullanılır halde bulundurulmasını sağlamaktan, temizlik işlerini iç hizmetten sorumlu personel ile birlikte, insangücünü etkin kılacak şekilde günlük, haftalık yarıyıl ve yaz tatili temizlik ve onarım planlarının hazırlanması ve uygulanmasından, hizmetlerin verimli ve ekonomik olarak yürütülmesinden sorumludur.

3. Öğretmenler

Okulun bütününden, özellikle kullandıkları dershane, atelye, tesis, bölüm ve laboratuvarların temizlik, tertip, düzen ve bakımı ile, demirbaş eşyanın gerektiği şekilde kullanılması ve bakımından ayrıca, nöbet günlerinde de okulun genel temizliğinin sağlanması ve denetiminden sorumludurlar.

4. İç Hizmetler Sorumlusu

Okulun genel temizliğinden, temizlik işlerinin planlanmasından, hizmetlilere görev dağıtımından ve yürütülmesinden, kontrolünden, onarımı gerektiren eksiklerin zamanında okul yöneticilerine bildirilmeinden, hizmetlilerin eğitilerek aralarında sürekli etkin ve verimli çalışma ortamı yaratılmasından sorumludurlar.

5. Hizmetliler

Kendilerine verilen ünitelerin temizlik işlerini en iyi şekilde yerine getirmekle yükümlüdürler. Temizlik araç-gereçlerinin temiz, ekonomik ve sağlık kurallarına uygun bir şekilde kullanılmasından ve bakımından sorumludurlar.

6. Öğrenciler

Okulun tüm ünitelerini, sabit ve sabit olmayan tesislerini ve araç-gereçlerini temiz kullanmak ve korumaktan sorumludurlar.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

TEMİZLİK PLANLARI VE UYGULAMALARI

Temizlik işlerinin amaca uygun ve ekonomik şekilde yürütülebilmesi zaman ve enerjiden tasarruf sağlanabilmesi için bir plan hazırlanması gerekir.

Temizlik planının hazırlanmasında aşağıdaki hususlar gözönünde bulundurulur:

1. Okul yönetimince, öğretim yılı başında uygulanabilecek nitelikte yapılan planlamada okulun mevcut iş günü potansiyeli ve yapılacak hizmetler dikkate alınır. Ayrıca; bu planda günlük, haftalık, aylık, yarıyıl ve yaz tatilinde yapılacak işler ayrıntılı bir şekilde gösterilir.

2. Zaman ve enerji kaybının önlenebilmesi için, aynı şekilde çalışmayı gerektiren işler arka arkaya sıralanır.

3. Belirtilen süre içinde yapılması şart olan işler önem sırasına göre yazılır, diğer işlerin planın uygulanaşını ağırlaştırmayacak şekilde yerleştirilmesine dikkat edilir.

4. Yorucu işlerin yanında, daha az yorucu olan işlere yer verilir.

5. İşi kimin yapacağı belirtilir.

6. Planın uygulanmasını engelleyecek işlerin çıkabileceği gözönünde bulundurularak, bir karışıklığa meydan vermemek için planda belli bir boş zaman (yedek zaman) ayrılması gerekir.

7. Planda işi yürütecek personel için dinlenmeye de zaman ayrılır.

Günlük İş Planı

Okul ve kurumlarda, eğitim ve öğretim faaliyetlerinin aksamadan ve verimli bir şekilde yürütülmesi için işlerin günlük temizlik planına uygun olarak yapılması gerekir.

Ders saatlerinin bitiminde, sınıf, atelye, laboratuvar, konferans salonu, koridor vb. yerlerdeki:

1. Pencereler açılır,

2. Yazı tahtası silinir,

3. Çöp kutuları boşaltılır,

4. Zemin nemli süpürge ile alınır,

5. Paspaslanır,

6. Sıra, masa, dolap vb. yüzeylerinin tozları alınır.

7. Lavabo ve tuvaletlerin temizliği yapılır,

8. Halı, yolluk vb. olan üniteler elektrik süpürgesi veya gırgır ile alınır.

9. Kapı ve pencerelerin son kontrolü yapılır,

10. Gerekli üniteler kilitlenir.

Haftalık İş Planı

Yerler; günlük temizliğe ilave olarak:

1. Cinslerine göre süpürülür,

2. Sabunlu su ile silinir,

3. Taş zeminler, gerekli ise javel suyu ile fırçalanır,

4. Durulanır,

5. Tuvaletler sulandırılmış tuz ruhu ile ovulur,

6. Bol su ile yıkanır,

7.Çeşitli eşya üzerinde leke varsa bunların temizliği yapılır,

8. Aynalar ve camlar silinir.

Aylık İş Planı

1. Taşınabilir eşyanın temizliği yapılır, havalandırılır,

2. Duvar ve tavanlardaki örümcekler alınır,

3. Yerler süpürülür,

4. Cam ve pencereler, kapılar arap sabunlu su ile silinir,

5. Yerler, arap sabunlu su ile fırçalanır ve yıkanır,

6. Cinsine göre sodalı sabunlu su ile temizlenir. Gerekiyorsa, kireç kaymağı (javel suyu) karıştırılmış su ile de fırçalanır. (Özellikle tahta ve taş zeminler),

7. Marley ve muşamba yüzeyler sabunlu su ile silinerek, yumuşak bir bezle kurulanır, gerekiyorsa cilalanır.

Yarıyıl ve Yaz Tatilini Planı

Yaz tatili döneminde, gerekiyorsa,

1. Badana ve yağlı boya yapılır,

2. Okul yatılı ise, yatakhaneler boşaltılarak, havalandırılır.

3. Onarımı gerektiren kısımlar elden geçirilir,

4. Yatak, battaniye vb. belli süre için depolara alınır.

5. İlaçlama yapılır,

Okulun diğer kısımlarında da ;

6. Mobilyalar temizlenir, lekeleri çıkarılır,

7. Gerekli kısımları cilalanır, ihtiyaç gösteriyorsa, kumaş kısımları değiştirilir.

8. Paspas ve yolluklar ılık sabunlu su ile yıkanır, yolluklar kuruduktan sonra naftalinlenerek, rulo yapılıp kaldırılır.

9. Ambar, depo vb. yerlerin temizlik ve düzeni için gerekli olan çalışmalar yapılır,

10. Lavabo, musluk vb. sıhhi tesisat bütünü ile gözden geçirilir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

TEMİZLİK ARAÇ-GEREÇLERİNİN TANITILMASI

Yapılan temizlikten iyi sonuç alınması için, yerinde seçilmiş temizlik araçları ile iyi kalite temizlik malzemesine ihtiyaç vardır.

Ayrıca, bunların iyi şekilde kullanılması ve tekniğine göre saklanmasının da bilinmesi şarttır.

I. KISIM

Araçlar

1. Süpürgeler,

2. Teller,

3. Faraş,

4. Fırçalar,

5. Kova ve diğer kaplar,

6. Temizlik bezleri.

1. Süpürgeler:

Hasır, kıl, iplik ve naylondan yapılmış çeşitleri vardır. İplik ve kıl süpürgeler parke, marley vb. temizliğinde kullanılır. Kullanılacağı yere göre, sapları da uzun, normal veya kısa olabilir. Kullanımı sonunda, tozu silkelenerek rutubetsiz yerde saklanmalıdır.

Çok kirli ise, yıkanmalı ve kurutulduktan sonra kaldırılmalıdır.

2. Teller

Kullanılacağı yere göre, ince ve yumuşakları bulunduğu gibi, daha kalın ve sertleri de vardır. Kullanıldıktan sonra, yıkanıp kurutularak rutubetsiz bir yerde saklanmalıdır.

3. Faraş

Yerler süpürüldükten sonra, çöp toplamak için kullanılan bir araçtır. Emaye, metal ve plastikten yapılanları vardır. Kullanmayı müteakip, sıcak sabunlu su ile yıkanmalı ve kuruduktan sonra kaldırılmalıdır.

4. Fırçalar

Kullanıldığı yere göre çeşitli şekilleri olup, kıl veya sentetik maddelerden yapılabilir. Cilalı bir mobilyanın tozu yumuşak uzun tüylü bir kıl fırça ile temizlenmelidir. Aksi halde hem istenen sonuç alınmaz, hem de mobilya cilası bozulabilir. Buna karşılık taş ve cilasız olan tahta döşeme temizliğinde kullanılacak fırçanın, sert ve kısa tüylü olması uygundur. Fırçalar, kullanıldıktan sonra tozu giderilerek rutubetsiz bir yere kaldırılmalıdır. Ancak, çok kirli olanların ılık sabunlu su ile yıkanması, kurutularak kaldırılması gerekir. Özellikle uzun ve yumuşak tüylü fırçaların, tüyleri yukarı gelecek şekilde kurumaya bırakılmaları gerektiği de, tüplerin kıvrılmasını önlemek bakımından unutulmamalıdır.

5. Kova ve Diğer Kaplar

Metal, emaye veya plastik olabilir. Çeşitli yüzeylerin temizliğinde kullanılan bu araçların da kullanıldıktan sonra yıkanıp kurulanarak kaldırılması gerekir.

6. Temizlik Bezleri

Kullanılma yerlerine uygun türdeki dokulardan olmasına ve büyüklüklerinin de yapılacak işe göre ayarlanmasına dikkat edilmelidir. Cam silmede kullanılacak bezin tüy bırakmayan cinsten, yer silmede kullanılacakların suyu rahat emebilen, kolay sıkılan cinsten, toz almada kullanılacakların ise yine tüy bırakmayan ve yumuşak cins kumaşlardan olmaları gerekir. Bütün diğer temizlik araçlarında olduğu gibi, temizlik bezleri de gerektiğinde deterjanlı sıcak su ile yıkanıp çalkalanarak kurutulur ve uygun bir yerde saklanır. Çeşitli yerlerde kullanılan bezlerin karışmaması için, yerleştirme yerleri ve renklerinin farklı olmasına önem verilmelidir.

II. KISIM

GEREÇLER

1. Su

Temizlik işlerinde kullanılan gereçlerin en önemlisidir. Bazı sular erimiş kalsiyum ve magnezyum tuzları ihtiva ettiklerinden, bu sulara sert sular denir. Böyle sularda sabun köpürmediğinden, önce soda koyarak kirecin sudan ayrılması sağlanır.

2. Soda

Kimyada sodyum karbonat ismiyle anılan soda, tabiatta renksiz billurlar halinde olup, % 63'ü sudur. Hava temasında bırakıldığında suyu uçarak toz soda haline gelir. Buna (kalsine soda) denir. Soda, suyun kirecini ayırdıktan başka, yağları eritme özelliğine de sahip olduğundan, iyi bir temizleme gerecidir.

3. Sabun

Hayvansal ve bitkisel yağ asitlerinin sodyum veya potasyum hidroksitle birleşmesinden meydana gelir. Sabunları, sodlu ve potaslı olmak üzere ikiye ayırabiliriz. Sodlu sabunlara sert ve çekirdek sabun ismi verilir. Bu sabunlar banyoda ve çamaşırda kullanılır. Potaslı olanlara ise yumuşak sabun denir. Esmer, yeşilimsi renkte olup, sodlu sabunlardan daha etkilidir. Ev temizliğinde, çamaşırda, cilt hastalıklarında ve sanayide kullanılır.

4. Deterjan

Piyasada çeşitli isimler altında, toz veya sıvı halde birçok türleri olup, her çeşit temizlikte kullanmaktadır.

5. Kireç Kaymağı

Kireç kaymağı sönmüş kireç üzerinden, klor gazı geçirmek suretiyle elde edilen beyaz bir tozdur. Suda erir, klor kokar ve zehirlidir. Genellikle tuvaletlerdeki fena kokuyu gidermekte, dezenfekte işlerinde, bitkisel ve sentetik liflerin beyazlatılmasında kullanılır.

6. Javel Suyu

Kireç kaynağı ile su ve sodadan yapılan kimsayal bir bileşiktir. Keskin kokulu olup, sarımtırak yeşil renktedir. Bitkisel ve sentetik elyafın beyazlatılmasında, bazı renkli lekelerin çıkarılmasında kullanılır. Sulandırılarak kullanılması gerekir. Aksi halde kumaşı parçalar.

III. KISIM

Temizlik Dolabı

Araç ve gereçleri bir arada bulundurmaya yaradığı gibi, zaman ve enerji kaybını da önlemiş olur.

Kullanılan araçlar, gerektiği şekilde temizlenip kurulanmalı; gereçler ise, kavanoz şişe ve kutu kapakları sıkıca kapatıldıktan sonra, fazla kullanılanlar önsırada, diğerleri arkada olmak üzere yerleştirilmelidir.

Dolabın kapağını ara sıra açarak havalanmasını sağlamak doğru olur. Arada bir dolaplardaki eşya çıkarılıp yaş ve sonra kuru bezle silinmeli ve kuruduktan sonra eşya yerleştirilmelidir.

BEŞİNCİ BÖLÜM

TEMİZLENECEK YÜZEY VE ÜNİTELER

I. KISIM - DÖŞEME TEMİZLİĞİ

1. Taş Temizliği

Bu temizlik cinslerine göre bir kaç grupta incelenebilir:

a) Beyaz Mermer Temizliği:

Bunlar, önce süpürülür, duru su ile silinerek temizlenebileceği gibi, sabunlu sodalı su, arap sabunlu sularla da silinir veya fırçalanabilir. Sonra durulanıp, kurulanır ve istenirse cilalanarak parlatılır.

Çok kirli olan beyaz mermerler ise;

İçine iki kahve fincanı javel suyu veya hazır çamaşır suyu ilave edilmiş bir kova sodalı ve sabunlu su ile fırçalanarak temizlenir. Bundan sonra durulanıp, kurulanır, gerekiyorsa cilalanır ve bir süre sonra parlatılır.

b) Renkli Mermer Temizliği:

Bunların temizliği de aynen beyaz mermerlerde olduğu gibidir. Ancak, javel suyu mermerlerin rengini açacağından bununla temizlik yapılması doğru değildir.

c) Karo Taşların Temizliği:

Herbiri 12-20 santimetrekarelik krem veya renkli, düz veya desenli taşlardır.

Krem renkli karo taşları, aynen beyaz mermerler gibi; renklilerde aynen renkli mermerler gibi temizlenip cilalanır.

d) Mozayik Temizliği:

Bu taşların temizliği ve cilası da aynen renkli mermerlerin temizliği gibidir. Her cins taş temizliğinde olduğu gibi, mozayik temizliğinde de tuz ruhu kullanmak doğru değildir. Zira, bu taşların aşınmasına ve çirkin görünmesine sebep olur.

2. Muşamba Temizliği

Muşamba kıl süpürge ile süpürülüp, yünlü kumaş parçası veya keçe ile parlatılarak temizlenir. Süpürüldükten sonra, neft, gaz veya benzinle silinerek temizlemek de mümkündür.

Ancak, bu sırada pencerelerin açık tutulması ve temizliğin yapıldığı yerde ateş bulunmaması gerekir.

Çok kirli olan muşambalar, süpürüldükten sonra sabunlu su veya deterjanlı su ile silinir. Sabunlu kalmasını önlemek maksadıyla bir iki kere de duru su ile silinir ve kuruyuncaya kadar beklenerek cilalanır. Ancak su, muşambanın çabuk eskimesine sebep olacağından, bu yöntemi mümkün olduğu kadar az uygulamak yararlı olur.

3. Marley Temizliği

Marley, tekniğin gelişmesi sonucu olarak ortaya çıkan yeni bir döşeme türüdür. Muşambaya yakın, bir görünüşte olmasına rağmen, ondan daha üstün özellikleri olup, isteğe göre büyük veya küçük kareler halinde döşenmesi, çok defa ona taş döşeme görünüşü de kazandırır. Günlük temizliği, yumuşak bir bezle tozu alınarak yapılır. Kirli ise, bu işlemden sonra su ile silinip kurulanması doğru olur. Haftada veya on günde bir yumuşak bir bez üzerine konan arap sabunu ile silinip durulanarak, temizlenmesi yerinde olur. Gerekiyorsa, üzerine özel cilası sürülerek bir süre sonra parlatılır. Kendi cilası bulunmadığı hallerde, muşamba cilası da kullanılabilir. Ancak, her zaman bu yola başvurulmaması ve özel cilasının bulunmasına çaba gösterilmesi doğru olur.

4. Halıfleks Temizliği

Bu da yeni bir döşeme türü olup; günlük temizliği elektrik süpürgesi ile süpürülerek yapılır. Arada bir de çok iyi sıkılmış deterjanlı bezle silip, yine çok iyi sıkılmış duru sulu bez ile deterjanını almak ve sonra da odayı iyice havalandırarak, tamamen kuruyuncaya kadar üzerine basmamak gerekir.

Aksi halde fazla nem halıfleksin küflenip kokmasına sebep olur.

5. Tahta Temizliği

a) Cilasız Tahta:

Tahta, çeşitli ağaçların fabrikalarda işlenerek önce tomruk sonra da kereste haline gelmesi ile elde edilir. Bu cins tahta, hasır süpürge ile toz kaldırmadan süpürülerek temizlenebilir. Gerekiyorsa bundan sonra da sodalı sabunlu su veya deterjanlı su ile silinir veya fırçalanır. Sonra duru su ile çalkalanır. Çok kirli olan tahtalar, süpürüldükten sonra içine bir iki kahve fincanı javel suyu veya hazır çamaşır suyu konmuş bir kova sodalı sabunlu su ile boyları yönünde fırçalanıp, durulanmak suretiyle temizlenir.

b) Cilalı Tahta (Parke) Temizliği:

Lifleri karşılıklı gelecek şekilde birbirine geçirilmiş ve cilalanmış döşemelere parke denir. Bunları her gün kıl süpürge ile süpürüp, yünlü bir parça ile parlatarak temizlemek mümkündür. Parkeler süprüldükten sonra neft, gaz veya benzinle silinerek de temizlenebilir. Ancak, bu temizlikten sonra mutlaka cila yapılmalıdır.

Cilalanması gereken ve çok kirli olan parkeler ise, süpürüldükten sonra parke teli ile lifleri yönüne ovulur. Tekrar süpürülüp sodalı sabunlu su veya javelli su ile silinir ve durulanır. Kuruyunca parke cilası ile cilalanarak parlatılır. Üzeri cam cila yapılmış parkenin temizliği mum cilaya oranla daha kolaydır. Günlük temizliği yumuşak bir kıl fırça veya bezle tozu alındıktan sonra, yünlü bir parça ile parlatılarak yapılır. Ayda bir defa da yine tozu alınır, çok iyi sıkılmış nemli bir bezle silinerek, hemen kurulanır ve sonra da yünlü bir bez parçası ile parlatılır.

c) Yağlı Boyalı Tahta Temizliği

Yağlı boyalı tahtalar, nemli bezle veya sabunlu su ile silinerek durulanmak suretiyle temizlenir.

Bunları, deterjanla temizlemek doğru değildir. Zira deterjan, yağlı boyadaki parlaklığın koybolmasına sebep olur.

II. KISIM - DUVAR TEMİZLİĞİ

a) Badana

Badanalı duvarların örümcekleri, 15-20 günlük aralıklarla tavan süpürgesi ile alınır. Sonra yumuşak bir kıl fırçası veya elektrik süpürgesi ile tozları temizlenir. Bu sırada odada bulunan eşyaların üstlerini örtmeyi unutmamalıdır.

b) Plastik Badana

Badanalı duvar temizliğinde olduğu gibi, plastik badanalı duvarlar da önce, tavan süpürgesi ile örümcekleri alınır, toz kaldırmadan her tarafı süpürülür. Duvarlar çok kirli ise ılık sabunlu su, arap sabunlu su veya deterjanlı su ile silinir, su ile de sabunu alındıktan sonra hemen kurulanır. Bütün bu işlemlerin birbiri arkasına yapılmasına da özellikle dikkat edilmelidir. Aksi halde duvar dalgalı bir görünüş alır.

c) Kağıt Kaplama

Bu duvarlar da, temiz, yumuşak bir bezle tozları alındıktan sonra aynen plastik badanalı duvarlar gibi silinerek temizlenir. Ancak, ılık su yerine soğuk su kullanmak ve silerken fazla bastırmamak doğru olur.

d) Lambri

Bu duvar türü de günümüz dekorasyonunda önemli bir yer tutmaktadır. Günlük temizliği, yumuşak bir bezle tozu alınmak suretiyle yapılır. Üzerindeki cilanın cinsi de dikkate alınarak, arada bir çok iyi sıkılmış nemli bezle silip hemen kurulamak ve yumuşak yünlü bir bezle parlatmak da yerinde olur.

Plastik lambriler ise, sabun veya deterjanla silinip kurulanmak suretiyle temizlenebilir.

e) Yağlı Boya

Bu duvarların temizliği de aynen plastik badanalı duvarlarda olduğu gibidir, plastikten daha kolay temizlenir.

f) Fayans

Fayans duvarlar ılık sabunlu su veya deterjanlı su ile silinip, durulanır ve temiz bir bezle kurulanır.

g) Mozayik

Bu duvarlar da ılık sabunlu su veya deterjanlı su ile silinir. Çok kirli ise içine bir kahve fincanı javel suyu veya hazır çamaşır suyu karıştırılmış bir kova su ile silinerek veya fırçalanarak temizlenir ve durulanır.

III. KISIM

a) Pencere, Cam ve Ayna

Cam, silisli kumun potas veya soda ile karıştırılıp yüksek derecedeki sıcakta eritilmesiyle elde edilen sert, saydam, kolay kırılan kimsayal olaylara dayanıklı bir maddedir.

Cam ve kristal eşyanın günlük temizliği, yumuşak bir bezle tozu alınmak suretiyle yapılır. Gerekiyorsa veya fazla girintili ise deterjanlı, sabunlu soda yumuşak bir fırça ile temizlenip sirkeli sudan geçirilir ve çalkalanarak kurulanır. Cam ve kristal eşyada, özellikle vazolarda meydana gelen lekeler halindeki kireç tabakasını yarım bardak sirke ve bir çorba kaşığı tuz karışımına batırılmış bir bezle iyice ovup çalkalayarak gidermek mümkündür. Bol çivitli suda parlaklık kazandırır.

Çamlarda önce çerçeve kısımları sabunlu su ile silinir, daha sonra camlı kısımlar ise su ile silinerek kurulanır. Çok kirli ise sabunlu su ile silinip, durulandıktan sonra, kuru, tüysüz bir bezle kurulanır.

İlkçağlardan beri bilenen ve çeşitli madenlerden yapılan aynalar, bugün camın bir yüzünün kimsayal olarak çökertilmiş ince gümüş tabakası ile sırlanması ve verniklenmesi ile yapılır. Aynanın sırlı tarafına veya çerçevenin içine su kaçmamasına dikkat edilerek silinir, tüysüz bir bezle kurulandıktan sonra kâğıt parçası ile parlatılır.

b) Kapı Temizliği

Çeşitli tahta temizliklerinde söz edildiği biçimde tahtasının cinsine göre temizlenir.

c) Metal Eşya Temizliği

Madeni eşyalar, çok kirli ve girintili çıkıntılı ise içine toz sabun veya deterjan atılmış ılık suda yumuşak bir fırça ile yıkanıp durulanarak, iyice kurulandıktan sonra yünlü bir bez parçası ile parlatılmalıdır.

1. Gümüş eşya temizliği:

Gümüş, beyaz renkte çok parlak ve kıymetli bir maddedir. Zamanla kararma özelliği vardır.

a) Nemli bir bez, Bi Karbonat Dö Sud'a (Yemek sodasına) batırılarak eşya bununla ovulur. Fazla girintili çıkıntılı ise bu toza batırılmış nemli ve çok yumuşak bir diş fırçasıyla fırçalanıp yünlü kumaş parçası ile parlatılır.

b) Piyasada bulunan toz, macun veya sıvı halindeki temizleyici ve parlatıcılardan birinin tarifelerinde açıklandığı şekilde kullanılması ile temizlenir.

c) Yine aynı işe yarayan eczalı bezlerle ovularak parlatılır.

d) Hafif nemli bir bez parçası sigara külüne batırılarak eşya ovulur ve yünlü bezle parlatılır.

Ayrıca çok kirli gümüşlerde iyi sonuç almak için uygulanan yöntemin birkaç defa tekrarlanması gerekebilir.

2. Bakır Eşyalar

Bakır, çok eski tarihlerden beri bilinen parlak kırmızımsı renkte, çok kullanılan, işlenmeye elverişli bir madendir.

Bakır eşya, havanın etkisiyle zamanla rengini ve parlaklığını kaybederek kararır.

a) Bakır eşya, kaole batırılmış bir bezle iyice ovulur ve yumuşak bezle parlatılır.

b) Piyasada bulunan temizleyici sıvıya batırılmış bir bezle ovulur ve yumuşak bezle parlatılır.

c) Tuz ve limon suyu karışımına batırılmış bir bezle ovulur, ılık su ile çalkalanır, kurulanarak yünlü bezle parlatılır (Limon suyu yerine sirke kullanılabilir).

d) Karbonata batırılmış nemli bir bezle ovulup yumuşak bezle parlatılır.

3. Pirinç Eşya

Pirinç, bakırla çinkonun eritelerek belirli oranlarda, birbirleri ile karıştırılmasından elde edilen bir alaşımdır. Havanın etkisinde kalarak zamanla renk ve parlaklığını kaybeden pirinç eşya, aynen bakır eşya temizliğinde anlatılan yöntemlerle parlatılır. Ayrıca, gaza veya terebantine batırılmış bir bezle ovulduktan sonra, yumuşak bir bezle parlatılır.

IV. KISIM - PERDE TEMİZLİĞİ

1. Perde

a) Dekor Perde

Perde temizliğine başlamadan önce metal makaraları çıkarmak gerekir. Aksi halde yıkama veya ıslatma sırasında perdelerde pas lekesi bırakabilir. Makaralar plastik olduğu takdirde bu işleme gerek yoktur. Bundan sonra iyice silkeleyerek tozları giderilen perdelerin, soğuğa yakın ılık suda bir kaç kere ıslatılarak kaba kiri atılır. 3-4 defada ılık sabunlu su ile yıkanır, durulanır. Perdenin pileli yerleri ile iyice düzeltilir. Ütü istemeyen cinsten kumaştan yapılmış perdeler için, bu düzeltmeler yeterli olup, kuruduğunda perde asılmaya hazır hale gelmiş demektir. Diğer cins perdeler için ise bu düzeltmeler ütüyü çok daha kolaylaştırdığından yine gereklidir.

İpekli cinsten yapılmış perdelerde ise ancak kuru temizleme yapılabilir.

b) Tül Perde

Yıkanmadan önce, metal makaraları çıkarılır. Çok kirli olanlar bir gün önceden soğuk suda ıslatılır. Fazla hırpalamamaya dikkat edilerek yıkanır. Ayrıca, sıkma esnasında da dikkatli olmak gerekir. Kuvvetle sıkmak, tüllerde ütü ile geçirilmeyen derin kırışıkların meydana gelmesine neden olur.

Yıkama işlemi böylece bittikten sonra 1/2 bardak kolanın, ılık su ile iyice ezilerek eritilmesi ve bir kova suya ilavesi ile hazırlanan karışıma düzgün bir şekilde batırılıp çıkarılır ve sıkılmadan asılır.

c) Jaluziler

Günlük temizliklerinde, nemli bezle tozları alınır. Çok kirli olanlar çıkarılıp ılık sabunlu su ile yıkanır ve asılır.

2. Mobilya Temizliği

Mobilyanın kumaş kısımlarını temizlerken, eşyanın kirlilik derecesini göz önüne almak gerekir.

Buna göre; kumaş kısımların fırça, küçük süpürge veya elektrik süpürgesi ile sadece tozu alınabileceği gibi, gerekiyorsa menşeine uygun gereçlerle silinerek de temizlenir. Lekeli kısımlar, lekenin cinsine göre çıkarılır. Ağaç kısımların, yumuşak tüysüz bir bezle tozunu almak yeterlidir. Bu arada gereken yerleri cilalanır, metal kısımlar da parlatılır.

3. Halı Temizliği

Halı; çoğunlukla yünden dokunan, kısa sık tüylü, desenli veya düz renkte kalın yaygılar olup, belli başlı eşyalar arasındadır. Halı temizliği sağlık yönünden çok gereklidir. Bilindiği gibi mikrop ve bakteriler için en uygun ortam pis yerlerdir. Özellikle halı, ayaklarla sokaktan taşınan çeşitli mikropların bu eşya üzerinde birikmesine ve kişi sağlığının olumsuz yönde etkilenmesine neden olur. Temiz tutuldukları takdirde, yeni ve güzel görünüşlerini korumaları ve dayanıklılıkları sağlanır.

Halı, kilim ve battaniyelerin temizliğinde iyi sonuç almak, yani onları tam temizleyebilmek, ancak bu temizlik için en uygun araç ve gereçleri seçmek ve bunları en iyi şekilde kullanmakla mümkün olabilir.

Temizlikler eşyanın menşeine, desen ve renk durumuna göre yapılır.

a) Menşeine Göre

İpek ve yünlü olanlar benzinle silinerek temizlenmelidir. Sentetik olanlar benzinle temizlenebileceği gibi, çok kirli ise deterjanlı su ile yıkanabilir.Halılar için en uygunu ılık sabunlu veya arap sabunlu su ile temizlemektir.

b) Desen ve Renk Durumuna Göre

Deterjanlı su, halının rengini açacağından, özellikle koyu renkli halıları bununla temizlemek doğru değildir. Sabunlu su ile silinen halılar, sirkeli su ile tekrar durulanırsa renkleri parlak olur.

Halılar iki türlü temizlenir:

a) Silinerek,

b) Yıkanarak,

a) Silinerek:

Önce nemli süpürge (toz kalkmaması için) ile tüyleri yönünde süpürülür veya elektrik süpürgesi ile tüylerinin aksi yönünde tozu alınır. Sonra yüzünden ılık sabunlu siyle 1-2 defa silinir. Sabunlu kalmaması için bir kere de duru su ile bu işlem tekrarlanır.

Halı çok kirli ise açık havada gerilmiş bir ip üzerinde ters yüzünden, budaklı olmayan bir sopa ile vurularak temizlenip süpürülür. Az da olsa kalan tozlar bir defa da elektrik süpürgesi ile alındıktan sonra ılık sabunlu su ile 2-3 defa silinir ve bu işlem duru su ile bir kere daha tekrarlanır (Halı silmede, çok az miktarda olmak ve hemen duru su ile silmek şartı ile deterjan kullanılabilir). Halılar, temizlik sona erince ve istenildiği takdirde, renklerin canlanması için yarım kova suya 1/2-1 kahve fincanı sirke veya amonyak karıştırılmış su ile silinir. Halıların püskülleri ile ılık sodalı, sabunlu suyla kısım, kısım temizleninceye kadar iki üç defa yıkanır. Duru su ile çalkalanıp sıkılır. Kalan fazla su da püsküllerin bir bez arasında ovuşturulmasıyla giderildikten sonra, birbirine geçen püsküller düzeltilerek, kurumak üzere halının üzerine yatırılır ve kuruyunca durması gereken şekle göre düzeltilir.

b) Yıkama ile:

Halılar önce bilindiği üzere tozundan temizlendikten sonra yüzü üste gelmek üzere taşa yayılır. 2 gaz tenekesi ılık suya bir su bardağı arap sabunu karıştırılarak hazırlanan su ile tüyleri yönünde süprülerek yıkanır. Bu işlem12 defa tekrarlanır, duru su ile süpürülerek sabunu giderilir. Bundan sonra kısa kenarından başlanarak rulo yapılır ve fazla suyunun akması için üstünde bastırılır, suyunun tamamiyle süzülmesi için temiz bir yere dikine konur. Bu şekilde 3-4 saat bırakılan halı ipe asılır. Ancak, zaman zaman ipteki yerinin değiştirilerek, hem daha çabuk kurumasını ve hem de ipin halı üzerinde iz yapmamasını sağlamak gerekir. Yıkanan halının tamamen kurumuş olmasına özellikle dikkat edilmelidir. Aksi halde küflenir ve iplikleri çürüyüp kısa zamanda eskir.

V. KISIM

a) Banyo ve Lavabo Temizliği

Genellikle banyo ve lavabolarda kullanılan fayanslar banyo ve tuvaletlerin duvarlarına ve benzeri yerlere döşenen dört köşe cilalı taşlardır. Fayansların yüzeyleri kaygan ve cilalı olduklarından kir tutmazlar. Bu sebepten sabunlu sıcak suyla silinerek kolay temizlenir. Lekeli kısımlar, toz temizleyicilerle silinir. Çamaşır suyu ile ara sıra temizlenebilirse de sık sık silmek doğru değildir. Cilasını alarak matlaşmasına neden olur. Kireçli su ve sabun lekelerini çeşitli temizlik tozlarıyla ovarak çıkardıktan sonra çok kirli ise ve çıkmıyorsa sulandırılmış toz ruhu kullanmak gerekir. Muslukların krom yerlerindeki lekeler, temizlik tozuna batırılmış bezle ovulur ve nemli bezle silindikten sonra kurulanır.

b) Tıkanan Lavaboların Açılması

Lavabolar çok kullanıldıklarından ve persenolin dikkatsizliği yüzünden sık sık tıkanır. Kirden veya yağdan tıkanan lavaboların deliğine soda doldurulur. Üzerine yavaş yavaş kaynak su dökülür, bu lavaboyu hemen açar ve fena kokuları da yok eder. Lavabolar lastik pompalarla da kolay açılır, lavaboya biraz su doldurulur, pompa muntazam aralıklarla vurulur, eğer pompa yoksa, küçük lastik borunun bir ucu musluğa, bir ucu da lavaboya konularak suyun geçmesi sağlanır. Suyun basıncıyla ufak tıkanıklar açılır. Günümüzde, piyasada, hazır olarak satılan, lavabo açmada kullanılan ilaçlar da bulunmaktadır. Lavaboya sert bir cisim kaçarak tıkandığı takdirde alt kısmının sökülerek temizlenmesi gerekir.

c) Tuvalet Temizliği

Kurumlarda, temizliğine en çok dikkat gerektiren yerlerden biri de tuvaletlerdir. Tuvaletler, mikropların ve kokunun etrafa yayılmaması için sık sık temizlenmeli ve dezenfekte edilmesine özel bir itina gösterilmelidir. Tuvaletleri dezenfekte ettikten sonra, uzun saplı bir tuvalet fırçası kullanarak sürtücü tozla ovmalı, sararan kısımlar kireç kaymağı veya çamaşır suyu ile beyazlatılmalıdır. Kokunun emilmesi için koku emici maddelerden de yararlanılmalıdır.

ALTINCI BÖLÜM

Badana Çeşitleri ve Uygulaması

Badana; estetik ve psikolojik etkileri yanında, dezenfekte özelliğine sahip oluşu nedeniyle yapıldığı yere sağlıklı ortam yaratır.

Badanaya ait bilgilerin başında renkler gelmelidir. Bilerek seçilen renkler, küçük bölümleri büyük göstermeye, karanlık odaları aydınlatmaya yarar.

Badanadan önce yapılması gereken hazırlıklar sırayla şunlardır:

a) Badana yapılacak yerlerde bulunan perdeler ve kornişler çıkarılır.

b) Tablolar, resimler, panolar vb. dikkatlice yerlerinden alınarak, temizlenir ve kaldırılır.

c) Abajur vb. mümkünse dikkatlice çıkarılır. Ancak, bulundukları yerlerden çıkarmak güç veya tehlikeli ise kâğıt veya naylonla iyice sarılmalıdır.

d) Badana yapılan yerdeki eşyalar dışarı çıkarılır. Kalmayı gerektiren eşyalar ortaya alınarak üzeri sıkı bir şekilde örtülür.

e) Halılar, kirlilik derecelerine göre gerektiği şekilde temizlenip, rulo yapılır ve badanadan sonra, kullanılmak üzere kaldırılır.

f) Pencereler gazetelerle kapatılıp, fazla kirlenmemesi sağlanır.

g) Tavan ve duvarlar tavan süpürgesiyle iyice süpürülür.

h) Duvarlarda bulunan delik ve çatlaklar alçı ile onarılır.

ı) Yerlere, kirlenmemesi için kâğıt, talaş veya naylon serilir.

i) Badana için gerekli olan araç ve gereçler eksiksiz hazırlanır.

j) Korunma tedbiri olarak sigortayı gevşetmek uygun olur.

1. Kireç Badana

Kireç, tabiatta bulunan kireç taşının yüksek ısı derecesinde ısıtılmasından elde edilen, esmerimsi beyaz renkte, sert bir maddedir. Bu halk arasında "sönmemiş kireç" adını alır. Su ile biraraya gelince büyük bir kolaylıkla ısı çıkararak birleşir. Badanada kullanmak üzere, önceden söndürülmesi gerekir. Bunun için temiz bir tenekenin 1/3'ine kadar sönmemiş kireç konur ve 2/3'sine kadar su birden katılarak, kireç söndürülür. Bu arada tehlikeli olabileceğinden tenekeye fazla yaklaşmamak gerekir. Bundan sonra badananın koyuluğuna duvarın bir köşesinde veya tenekeye batırıp çıkarılarak bir tahta parçası üzerinde bakılır. Gerekiyorsa bir miktar daha su katılır (ilk badananın duvara daha iyi geçmesini sağlamak için biraz sulu olmasına dikkat edilmeli, ikinci kat daha koyu hazırlanmalıdır).

Renkli badana yapılması isteniyorsa, bir kapta sulandırılan eritilmiş boya, hazırlanmış badananın içine katılır. İstenilen koyuluk ve renk bulunduktan sonra ince bir telden süzülerek uygulamaya hazır hale getirilir.

Uygulaması

Badananın uygulanmasından en uygun fırça domuz kılından sık ve sert yapılmış olanıdır. Aynı cins uzun saplı bir tavan fırçası ve köşe fırçası da bulunmalıdır. Hazırlanan badana, temiz sopa ile bir süre karıştırıldıktan sonra, fırçanın tahta kısmı dışarda kalmak üzere tenekeye batırılır, fazla kireç, teneke içine hafifçe silkilir ve önce tavan, sonra duvarlar olmak üzere badanaya başlanır. Bu sırada pencerelerin kapalı olmasına özellikle dikkat edilmelidir. Aksi halde yapılan badana dalgalı olarak kuruyabilir. Fırça, duvara yukardan aşağıya olmak üzere sürülür. Fazla badana yedirilir. Birinci kat boyanın kuruması beklenir. İkinci kat badanada aynı şekilde yapılır.

2. Tutkal Badana

Toz boya ile tutkalın belli oranlarda karıştırılmasından elde edilir. Tutkal badana, kolayca çıkmayan sabit badanalar arasında sayılabilir. Tutkal badanayı hazırlanmış olarak piyasada çeşitli isimler altında bulmak mümkündür. Bunlar, tarifelerinde gösterildiği oranda ılık su ile karıştırılıp bir süre bekledikten sonra kullanılmaya hazır hale gelir. Bu badana ısıya da dayanıklı olduğundan, daha çok banyolarda kullanılır.

Uygulaması

Badananın uygulanmasından önce, süpürülmüş ve delikleri alçı ile kapatılmış duvarlar, arap sabunlu su ile silinir. Bundan sonra daha önce hazırlanmış badana, aynen kireç badanasında olduğu gibi uygulanır.

3. Plastik Badana

Diğer badana türlerine oranla daha pahalı olmasına rağmen, uzun süre dayanması, istenildiği zaman sabunlu su ile silinerek temizlenebilmesi ve duvarlara iyi bir görünüş kazandırması nedeniyle tercih edilmektedir. Plastik badana, tarifesine göre hazırlanarak uygulanacak hale getirilir.

Uygulaması

Piyasada pek çok çeşitleri bulunan bu badana türü tarifelerinde anlatıldığı şekilde uygulanır..

4. Yağlı Boya

Bu boya türü, sadece duvara değil, tahta, tuğla, taş, alçı, demir, cam vb. gibi çeşitli yüzeyler üzerine kolayca sürülebilir. Ayrıca yağlı boyanın uzun süre devam eden dayanıklılığı, çürümeyi önleme özelliği, sudan etkilenmeyişi ve sürüldüğü yüzeye parlak güzel bir görünüş kazandırması, çok kullanılmasına neden olmaktadır.

Yağlı boya başlamadan önce yapılacak işlemler, badanadan önceki hazırlıkların aynıdır. Ancak, burada ilave olarak dikkat edilecek noktalar şunlardır.

a) Yağlı boya yapılacak duvarda kireç badana varsa, bunun önceden kazınarak çıkarılması gerekir. Eski yüzey yağlı boya ise kazımak gerekli değildir.

b) Domuz kılından yapılmış iyi cins bir yağlı boya fırçası kullanmak gerekir.

c) Yağlı boya yaparken damlayan yerleri derhal silmek üzere bir kutu içinde terebantin, tiner, neft veya gazyağı ile yumuşak bir bezin hazır bulundurulması gerekir.

d) Tahta üzerine uygulanacak yağlı boya için, tahta hiç boyanmamışsa önce budakları yakılarak üzerine bezir yağı sürülür. Tamamen kuruduktan sonra gözeneklerin kapanması için ince bir tabaka halinde macunlama işlemi yapılır. Bu tabaka da kuruduktan sonra zımparalanarak yağlı boya yapılabilir hale gelir.

e) Boyanmış tahtalar, sadece çatlak yerleri macunlanıp zımparadan geçirilerek yağlı boya yapılmaya hazır hale getirilir.

f) Demir yüzeylere uygulanacak yağlı boyadan önce, yüzey tel fırça ile veya demir zımparası ile zımparalanır, yağlı kirleri neftle silinir. Astar boya olarak sülyen, kuruyunca da yağlı boya sürülür.

g) Radyatörlerin boyanmasında kullanılacak yağlı boyanın ısıya dayanıklı türden (aliminyumlu yağlı boya) seçilmesi gerekir.

Yağlı Boyanın Uygulanışı

Kuru, fakat sıcak olmayan hava, yağlı boyanın uygulanması için en uygun ortamdır.

Boyadan önce, fırçayı kopuk kıllardan temizlemek için parmaklar arasında birkaç defa bükmek, aynı zamanda tozların da giderilmesine yardım eder. Fırçayı, boyaya, kılların yarısına kadar sokmak ve fazla boyanın damlamaması için boya kabının kenarına hafifçe vurduktan sonra hazırlanan yüzeyi boyamaya başlamak gerekir. Fırçayı hareket ettirirken bileği serbest bırakmalı ve boyayı yüzüye tamamen yedirmeli, bu iyi yağlı boya yapmanın şartlarındandır. Bu arada boyanın yapıldığı yerde sigara içilmemelidir. Birinci kat kuruduktan sonra ikinci kat boya yapılır. Tahta yüzeylerde fırçayı ağacın lifleri yönünde, sonra çapraz, daha sonra tekrar lifleri yönünde sürmek gerekir.

Demir yüzeylerde yağlı boyanın neft miktarı az olmalıdır.

II. KISIM

Badana ve Yağlı Boya Sonrası Temizliği

Badana temizliğine; önce döşemeye serilmiş olan talaş, kağıt veya naylonun toz yapmadan toplanması ile başlanır. Pencerelerdeki kağıtlar da toplandıktan sonra, hafif nemli süpürge ile yerler süpürülür. Pencerelere ve döşemeye damlamış kireç lekeleri, kuru bir bezin içine konan parke teli ile ovularak çıkarılır. Tekrar süpürülen yerler, bu defa arap sabunlu veya deterjanlı su ile fırçalanır ve silinir. Yağlı boya olan kapı ve pencere pervazları önce deterjanlı sonra da duru su ile silinir. Camlar da gerektiği şekilde temizlenir. Metal kısımlar kaol veya gazla silinerek parlatılır. Bundan sonra bir kova suya bir bardak sirke konur. Bu karışımla da bir defa daha silinen döşeme temizlenmiş ve böylece oda yerleştirilmeye hazır hale gelmiş olur.

Ancak; döşeme parke, muşamba, marley vb. ise, telle çizilmemesi için daha dikkatli olmak, sonra fırçalamadan silmek ve temizliğin bitiminde tamamen kuruduktan sonra hepsine gereken özel cilalarını yapmak doğru olur.

Yağlı Boya Temizliği

Aynen badana temizliğinde olduğu gibidir. Ancak, farklı olarak damlamış olan yağlı boya lekeleri neft, terebantin, tiner veya gaza batırılmış bir bezle silenerek çıkarılır. Lekeler kalmış ise bir bıçakla kazınır. Fırça da neft, tiner vb. bekletilerek temizlenir.

III. KISIM

Cila Çeşitleri ve Uygulaması

Cila tahta eşya veya çeşitli döşemelerin görünüşlerini güzelleştirmek ve onları dış etkenlerden korumak için ince bir tabaka halinde üzerlerine sürülen bir maddedir.

Cila yapımında kullanılan araç ve gereçler:

1. Araçlar (pompa taşı - cila topu - zımpara)

2. Gereçler (alkol-gomalak-parafin-balmumu-reçine-neft-terebantin-cila yağı)

Bütün cilaların uygulanmasından önce ve uygulama sırasında dikkat edilecek noktalar şunlardır:

a) Varsa eski cila kalıntıları çıkarılmalıdır.

b) Cilalanacak yer, cilanın özelliğine uygun şekilde hazırlanmalı, temizlenmeli ve kuru olmalıdır.

c) Cila havadar ve aydınlık bir yerde yapılmalıdır.

d) Kullanılacak gereçler hazır ve araçlar temiz olmalıdır.

e) Cilanın az miktarda beze alınıp, sürülen yere tamamen yedirilmesi gereklidir.

f) Cila sürülen yere basılmamalı eşya ise tozdan uzak kurutulmalıdır.

1. Döşeme Cilaları

a) Taş Cilası:

Beyaz veya renkli mermer, mozayik, karo taş vb. gibi çeştili taş döşemelere cila yapmak mümkündür.

Pratik olarak şöyle bir formülle taş cilası hazırlanabilir.

1 litre kaynar su,

150 gr. Balmumu,

100 gr. Arap sabunu.

Temiz bir küvete konan sıcak su içinde arap sabunu eritilir. Küvetin üstünde tutulan sıcak bir ütüye dokundurulmak suretiyle erimesi sağlanan balmumu da karışıma katılır. Karıştırıldıktan sonra kullanılmaya hazır hale gelmiş olur. Bunun dışında piyasada satılan taş cilaları tarifelerinde belirtildiği şekilde kullanılır.

Uygulaması; cila uygulanacak taşın önce temizlenmesi ve kuru olması gerekir. Böylece hazırlanan yüzeye, temiz bir bez üzerine konan cila, içten dışa çizilen dairelerle yedirilerek sürülür. Bir süre sonra yumuşak yünlü bir bezle ve yine dairesel hareketlerle parlatılır.

Ciladan sonra taş oldukça kaygan hale geleceğinden, dikkatli yürümek gerekir. Islak bez, cilayı matlaştıracağından taşların her gün kuru bezle tozunu almak daha doğru olur.

b) Muşamba Cilası

Muşamba cilası pratik olarak şöyle bir formülle hazırlanabilir:

1 litre neft,

250 gr.parafin,

400 gr. balmumu,

1 kahve kaşığı dövülmüş reçine.

Küçük bir küvete neft, reçine, küçük parçalara bölünmüş parafin ve balmumu konup, içinde sıcak su bulunan diğer bir küvetin içine oturtulur (ancak bu işlemden önce parafin ve balmumunun kirli kısımlarını ince bir tabaka halinde keserek çıkarmak gerekir. Aksi halde bu kirler cilanın rengini bozar). Soğudukça suyu değiştirilerek ve arasıra karıştırılarak balmumu ve parafinin erimesi sağlandıktan sonra, eriyik bir kutu veya kovanoza boşaltılır ve donmaya bırakılır. Böylece cila kullanılmaya hazır hale gelmiş olur. Hazır muşamba cilaları da tarifelerine belirtildiği şekilde kullanılır.

Uygulaması; Uygulama ve parlatma aynen taş cilasında olduğu gibidir.

Cilalanmış muşambaların günlük temizliğinde, tozunun kuru bezle alınıp, yünlü bezle parlatılması yeterlidir. Ayrıca, üzerine sivri ayaklı eşya koymamaya, ağır eşyaları muşamba üzerinde sürüyerek çekmemeye dikkat etmek de delinme ve çizilmeyi önlemek bakımından doğru olur.

c) Marley Cilası

Piyasada hazır çeşitleri olmakla beraber pratik olarak marley cilası şöyle hazırlanabilir:

1/2 litre neft veya terebantin,

250 gr. parafin.

Küçük bir küvete neft ve küçük parçalara bölünmüş parafin konup, içinde sıcak su bulunan diğer bir küvetin içine oturtulur. Soğudukça suyu değiştirilerek ve arasıra karıştırılarak parafinin erimesi sağlandıktan sonra eriyik, bir kutu veya kavanoza boşaltılır ve donmaya bırakılır. Böylece kullanılmaya hazır hale gelmiş olur.

Uygulaması; uygulama ve parlatma aynen taş cilasında olduğu gibidir. Ancak, burada ciladan önce yapılacak temizliğin arap sabunlu su ile olması daha iyi sonuç almak bakımından gözönünde tutulması gereken bir noktadır. Bakımı da muşambanınki gibi olup, mümkün olduğu kadar ıslak bezle silmemek yerinde olur.

d) Parke Cilası

Diğer döşemelerde olduğu gibi parke içinde piyasada pek çok cila çeşidi bulunmaktadır. Bunlar arasında uzun süre parkeyi koruyan "Cam Cila" denilen çeşitler sayılabilir.

Pratik olarak parke cilasının hazırlanışı:

1/2 litre neft,

200 gr. balmumu.

Küçük bir küvete neft ve parçalara bölünmüş balmumu konup, içinde sıcak su bulunan diğer bir küvetin içine oturtulur (bu işlemden önce balmununun kirli kısımları kazınır). Soğudukça suyu değiştirilip arasıra karıştırılarak balmumunun erimesi sağlandıktan sonra eriyik bir kutu veya kavanoza boşaltılır, donmaya bırakılır. İstenildiği zaman kullanılır.

Parkeyi cilalamaya geçmeden önce sırasıyla şu işlemleri uygulamak gerekir:

a) Parke, parke teli ile lifleri yönünde tellenir.

b) Yumuşak, uzun tüylü kıl fırça ile süpürülür.

c) Tiner veya gaza batırılmış bezle silinir.

Bu arada camların açık olmasına da özellikle dikkat edilmelidir.

d) Bir süre bekledikten sonra lifleri istikametinde cilalanır ve kuruduktan sonra parlatılır.

e) Cam cila uygulanacaksa, önce özel makina ile sistre yapılması, gereken yerler macuplanıp süpürüldükten ve silindikten sonra da belli sürelerde ve 34 defa olmak üzere cilalanarak kurumuya bırakılması gerekir.

Parke bakımı ise, gerek normal cilada gerekse cam cilada, aynen muşambada olduğu gibidir. Pratik cila kullanılan parkeye ıslak bez sürmemek ve su damlatmamak gerekir. Cam cila silinebilir ve hemen kurulanır ve parlatılabilir.

2. Mobilya Cilası

Gomalak Cilası

Bu cila ceviz, maun, gürgen, ıhlamur gibi ağaç türlerinden yapılan mobilya üzerine uygulanmakta olup, şöyle hazırlanır:

1/2 litre alkol (90 c. bulunmazsa ispirto),

60-70 gr. gomalak.

Cilanın kullanılacağı günden en az (1) gün önce ufalanmış gomalak, büyükçe bir şişedeki alkol içine atılarak ağzı sıkıca kapatılır ve devamlı çalkalanmak suretiyle gomalağın tamamen erimesi sağlanır. Daha kısa bir sürede erimesi isteniyorsa, şişeyi su içine bırakmak ve arada bir çıkararak çalkalamak iyi sonuç verir.

Bu cilayı hazırlama ve uygulamada şunlara dikkat edilmelidir:

a) İyi cins alkol ve gomalak kullanılmalı ve cila normal koyulukta olmalıdır.

b) Cila topu çok sert ve muntazam hazırlanmalıdır.

c) Cila topuna az miktarda cila alınmalı ve yüzeye tamamen yedirilmelidir.

d) Ciladan önce yüzeye çok miktarda yağ sürülmemelidir (aksi halde yağ uçunca matlaşır).

e) Cila yağı olarak zeytinyağı kullanılmamasına (asitli olduğu için çabuk kurumaz, yüzeyi sarartır ve matlaştırır) dikkat edilmelidir.

Uygulaması:

Gerektiği şekilde hazırlanan yüzeye iyice yedirilerek cila yağı sürülür, cila şişesi çalkalanır ve hazırlanan cila topunun pamuğu üzerine bir miktar cila dökülür. Topun ucu iyice büküldükten sonra, cilanın top içinde yayılmasını ve fazlasının da çıkmasını sağlamak bakımından top avuç içine veya temiz bir yere birkaç defa vurulur. Bundan sonra top, yüzeye çok bastırmadan ve yukarıdan aşağı daireler çizdirerek gezdirilir ve bu işlem bütün yüzey cilalanıncaya kadar devam eder. Bu arada top, altında meydana gelen kalınlık nedeni ile yüzeyde rahatça kaymıyorsa altına çok az miktarda cila yağı sürerek bu kayganlığı yeniden sağlamak gerekir. Yüzey parlamaya başladığı anda topa başkaca cila konmadan, aynı hareketlere devam edilerek top kurutulmuş ve cila tamamlanmış olur. Bu cila ile cilalanmış mobilyoların günlük temizlikleri yumuşak kuru bezle tozları alınarak yapılır. Islak bez değdirmemeye ve sert cisimle çizilmemesine özellikle dikkat edilmelidir.

Vernikler:

Bilinen cila türlerinden olup bileşimlerine göre yağlı, selülozik, ispirtolu, reçineli vb. olabilir. Piyasada satılan türleri tarifelerine göre uygulanır.

YEDİNCİ BÖLÜM

EĞİTİM KURUMLARINDA KULLANILAN DAYANIKLI TÜKETİM MALLARININ GRUPLANDIRILMASI, BAKIM VE TEMİZLİĞİ

Ev, okul ve kurumlardaki araçların çalıştırılmasında çeşitli kaynaklardan yararlanılmakla beraber, bir çoğu için eletrikten faydanılmaktadır. İkinci derecede de yakıtlar kullanılmaktadır. Yakıtlar başlıca üç grup altında incelenebilir:

a) Katı yatıklar (odun-odun kömürü-linyit-taş kömürü-kok kömürü).

b) Sıvı yakıtlar (gaz yağı-bütan),

c) Gaz yakıtlar (havagazı),

I. KISIM - SOĞUTUCULAR

Buzdolabı

İçine konan yiyeceklerin bir süre için tazeliğini koruyan ve onların dondurulmadan saklanmasını sağlayan soğutuculara Buzdolabı denir. Çeşitleri arasında kantin, okul ve kurum yemekhanelerinde kullanılan vitrinli buzdolapları, yalnız su vb. gibi içecekleri soğutmaya yarayanları veya besin maddelerinin dondurularak uzun süre saklanmasını sağlayanlar sayılabilir.

Buzdolabının kullanılmasında gözönünde bulundurulacak hususlar şunlardır:

a) Buzdolabı konacağı yere getirilirken dik olarak taşınmalı, radyatörden veya sobadan uzak, nemsiz ve düz yere konmalıdır.

b) Kondansörün iyi havalanması ve dolayısıyle dolabın iyi çalışması için duvardan 10-15 cm. uzağa konmalıdır.

c) Dolaba konan yiyeceklerin sıcak olmamasına dikkat edilmelidir. (Dolabın soğutma gücünü düşürmemek için).

d) Dolaba konan yiyecekler, içerdeki havanın dolaşımını sağlamak bakımından birbirlerine ve dolabın iç yüzeyine değmeyecek şekilde yerleştirilmelidir.

e) Dolaba konan tüm yiyecek ve içecekler kapaklı kaplarda, kağıt veya naylon torbalarda muhafaza edilmelidir.

f) Her besin maddesinin besin değerinden kaybetmeden veya bozulmadan saklanme süresi vardır. Bu konuda bilgi edinmek ve yiyeceklerin dolapta kalma sürelerini ona göre saptamak yerinde olur.

g) Dolap çok dondurulmamalı ve soğukluk derecesi mevsim ve içindeki yiyecek miktarına göre ayarlanmalıdır.

h) Buzdolabının kapağını sık sık açıp kapamak, içine sıcak hava gireceğinden doğru değildir.

ı) Buzdolabının 8-10 günde bir temizlenmesi yerinde olur. Fişi yerinden çekmek içini tamamen boşaltıp, kapağını açık bulundurmak ve kendi kendisine erimesini beklemek gerekir. (Otomatik eriticiler hariç).

j) Dolabın iç ve dış kısmı önce sabunlu bezle, sonra ıslak bezle silinip iyice kurulanmalıdır. Bu arada kapak kemarındaki lastik kısım çok seyrek silinmeli ve hemen kurulanmalıdır.

j) Uzun süre kullanılmadığı zaman, fişi prizden çekerek dolabı temizlemeli ve kapağını da aralamalıdır.

II. KISIM - PİŞİRİCİLER

Ocaklar ve Fırınlar

Yiyeceklerimizi ısı yardımı ile pişirerek, yenmeye hazır hale getirmeyi sağlayan, tüm araçlar "pişiriciler" adı altında toplanır.

Pişiriciler zamanla gelişmeye uğramış, sıvı ve gaz yakıtların kullanıldığı ocak çeşitleri ortaya çıkmıştır. Örneğin; (Havagazı ocakları, ispirto veya gazyağı ile çalışan fitilli pompalı ocaklar, eletrikli ocak veya fırınlar gibi).

Pişirici araçların en gelişmiş türleri gaz veya elektrikle çalışan fırınlardır. Yapı ve esaslar genellikle aynı ise de değişik fırın tipleri vardır. Genellikle iç ve dış yapıları dekape saç üzerine fırın boyasıdır. Üstteki ocak kısmında dökme demirden "ızgara" ve "brülör"ler bulunur. Isı ayar düğmeleri genellikle bakalittir. Bir kısmının önünde ısıya dayanıklı bir cam vardır. Elektrikli ocak ve fırınlarda üzerinden akım geçen tellerin açığa çıkardığı ısı kullanılmaktadır. Aynı şekilde gerek bütan, gerek havagazı ile çalışan ocak ve fırınlarda da bir boru yardımı ile araca gelen gazın yanarak verdiği ısıdan yararlanılmaktadır.

Ocak ve fırınların kullanılmasında dikkate alınacak hususlar aşağıda gösterilmiştir.

a) Gazla çalışanlarda fazla gaz sarfına ve herhangi bir tehlikeye meydan vermemek için önce kibrit yakılmalı ve sonra düğme çevrilmelidir.

b) Pişirilen yiyeceğin ocak kısımlarına taşmamasına dikkat edilmelidir. Aksi halde brülor etrafındaki deliklerde tıkanma olabilir.

c) Isı ayar düğemelerini dikkatli kullanmalıdır, kolayca kırılabilir.

d) İş bittikten sonra sadece düğmesinden kapamakla yetinmeyip, gazı, ana musluktan da kesmelidir.

e) Pişirmeden sonra yapılacak temizlik için, ocak ve fırının soğuması beklenmelidir.

Fırınların emaye kısımları sıcak sabunlu su ile ve ıslak bezle silinip kurulanarak temizlenir. Kapalı kısımdaki tepsiler ve ocaklar üstündeki ızgaraların da yine sıcak sabunlu su ile yıkanıp durulanarak temizlenmeleri gerekir. Arada bir brülörler sabunlu su içinde fırçalanmalı, varsa tıkalı deliklerinin açılması sağlanmalıdır. Temizlik sırasında yıkanan parçaları çarpmamaya ve çizmemeye özellikle dikkat etmelidir.

Elektrikli fırınlardaki yapı esasına dayanan bütün araçların da (ocak-ızgarakızartıcılar-semaverler vb.) dikkatle kullanılmaları, korunmaları ve temizlenmeleri gerekir. Isıtmayı sağlayan tellerin bulunduğu kısma su değdirmemeye, bir yere çarpmamaya ve sadece etrafını dikkatlice temizleyip o bölümü zedelememeye özellikle özen göstermelidir.

Aksi halde çok ince olan tellerin kopması ile araç bozulabilir.

III. KISIM - TEMİZLEYİCİLER

1. Elektrik Süpürgesi

Modern araçların en önemlilerinden olup, havayı emerek tosları içine çektiğinden toz kaldırmadan temizlemeyi sağlar. Elektrik süpürgelerinde bazı yerlerin temizliğini sağlamak üzere özel olarak yapılmış aksesuarlar vardır. Bunların başlıcaları şunlardır:

a) Otomatik dövücü (vivromatik): Halıların hırpalanmadan temizlenmesini sağlayan bir aksesuardır.

b) Cila fırçası: Döşeme cilasının parlatılmasına yardımcı bir parçadır.

c) Püskürtücü (pülverizatör): Temizleyici bir sıvının veya bitkilerin böceklerden, giyecekleri haşerelerden korumada kullanılacak bir gerecin püskürtülmesini sağlayan parçadır.

d) Çeşitli başlık ve fırçalar: Perde, koltuk, kanepe, çerçeveler, duvarlar vb. yerlerin tozlarını almak için kullanılır.

Elektrik süpürgesini kullanırken dikkat edilecek başlıca noktalar şunlardır:

a) Temizlenecek yere göre kullanılacak parçanın süpürgeye dikkatle ve tam olarak takılması gerekir. Fazla sıkıştırma veya gevşeklik hem aracın iyi çalışmasına engel olabilir hem de parça zedelenebilir.

b) Araç kullanılmadan önce temizlenecek yer gözden geçirilmeli bulunabilecek sert kesici veya delici cisimler toplanmalıdır. Aksi halde emme yolu ile içeri giren cisim pervane veya torba için tehlikeli olabilir.

c) Araç, temizlenecek yer üzerinde yumuşak hareketlerle ve özenle gezdirilmelidir. Temizlenen yerde saçak, püskül vb. varsa fazla yaklaştırılmamalıdır.

d) Araç, temizlenecek yüzey üzerinde yüzeyi tarayacak şekilde düzenli hareketlerle gezdirilmelidir. Aksi halde bazı yerler tozlu kalabilir.

e) Elektrik süpürgelerinin gerek kullanılmalarında, gerek temizliklerinde mutlaka broşürlerini okumak ve orada gösterilen şekli uygulamak en doğrusudur. Zira, esaslar aynı ise de hepsinin biçim kullanılma ve temizliği konusunda aralarında bazı farklar olabilir.

Elle Çalıştırılan Süpürücüler

Elektrik süpürgesi yanında daha ilkel olarak elle çalıştırılan ve piyasada "gırgır", "huzur" vb. gibi isimler altında satılmakta olan bazı süpürücüler bulunmaktadır. Toz kaldırmadığı için ot süpürgelerden daha kullanışlıdır. Fırçaları at kuyruğu kılından yapılmış olup, bazılarında yüzeye göre bunları ayarlayan bir düzen bulunur. Birkaç kullanmadan sonra bazılarında otomatik olan toz boşaltma düzeninden yararlanarak kutuyu boşaltmak gerekir. Fırça ise, üzerine dolanmış iplik saç vb.'den yine bir fırça yardımı ile ayrıca temizlenir. Yüzeyin temizlenmesi için kutunun boş ve fırçanın temiz olmasına özellikle dikkat edilmelidir, aksi halde yüzey istenildiği gibi temizlenmez.

Bir de yine elle çalıştırılan ve bir sap ucundaki sünger ile onun suyunu sıkan bir düzenden meydana gelen siliciler vardır. Sap ucundaki sünger zamanla aşınabilirse de değiştirilmesi mümkündür.

Temizlik araçları satın alırken aşağıdaki hususlar gözönünde bulundurulmalıdır.

a) Araç, kullanan personele, az enerji sarfettirecek yapıda olmalı,

b) Kolaylıkla temizlenmeli,

c) Fazla teferruatlı olmayıp, bozulunca tamir edilmeye müsait bulunmalı,

d) Yedek parçaları kolay bulunabilmelidir.

2. Çamaşır Makinası

Çamaşır makinalarının yıkama ve kurutma kısımları olan "Santrifüjlü tipler, otomatik olarak yıkayıp sıkanlar ve otomatik yıkayıp silindirleri elle çalıştırılarak sıkan tipler" olmak üzere gruplayabiliriz. Aralarındaki fark, sadece pervaneyi ve merdaneyi çalıştıran tek motora karşılık, diğerlerinde bir pervaneyi çalıştıran ve bir de kurutmayı sağlayan iki motor bulunmasıdır.

Çamaşır makinalarında:

a) Pervanenin ve sıkıcı silindirlerin çalışmasını sağlayan motor.

b) Kırılmayan, çatlamayan, paslanmayan maddeden kazan (genellikle çelik saçtan ve emayedir)

c) Ortasında veya yan kısmında pervanenin takıldığı bir kısım,

d) Üst kısmında su koyma çizgisi, su boşaltma hortumunun deliği ve süzgeci, olmak üzere dört kısım vardır.

Üçüncü kısım olan pervane, kazan içindeki mile oturtulmuştur. Tam veya yarım dönüşlerle çamaşırın yakınmasını sağlamakta olup, kazanın ortasına veya yan yüzeyine yerleştirilmiştir. Bunlardan ortada olan pervane, sağa sola yarım dönüş yaparak, yanda olanlar ise devamlı aynı yönde dönerek, çamaşırların temizlenmesini sağlamaktadır.

Son kısım olan silindir ise elle veya otomatik olarak çalışan iki kauçuk merdanedir. Her boyda çamaşırı kolaylıkla ve yıpratmadan sıkarak, onların kısa sürede kurumalarına yardımcı olur. Bazı tüplerde silindir kısmı sabit olmayıp, çevrilerek makinanın kazan boşluğuna girebilmektedir. Dış kısmı genellikle dekape saç olup, fırın boyası ile kaplanmıştır. Aracın rahatça hareketini sağlayan tekerlekleri ve işi bitince üzerine kapanan kenarları lastikle çevrili bir kapağı vardır.

Çamaşır makinasının kullanılması sırasında dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

a) Broşürünü dikkatle okumalı ve ona göre kullanmalıdır.

b) Kazandaki çizginin altında kalacak şekilde su doldurmalıdır.

c) Yıkanmak üzere makinaya konulacak çamaşırlar önce kontroldan geçirilmeli, üzerlerinde unutulmuş yabancı cisimler varsa alınmalıdır (aracın bozulmasına sebep olabilir).

d) Çamaşırlar, makinaya kazanın bir köşesinden dikkatlice verilmelidir.

e) Makina çalışırken eli veya çamaşır masasını kazanın içine sokmak oldukça tehlikelidir. Aynı nedenlerle elleri kurulamadan fişi prize takmamalıdır.

f) Çamaşırların, gereksiz yere yıpranmasına sebebiyet vermemek için, yıkanma süresinden fazla tutmamalıdır.

g) Merdanelere çalışır halde iken dokunmamalıdır.

h) Çamaşırlar sıkılmak üzere merdaneye çevrilirken önce düğmeleri, saçakları vb. içeri gelecek şekilde düzgün katlanmalıdır. Genişliğine göre düzgün ve her tarafı aynı kalınlıkta olacak şekilde yayılarak merdaneye verilmelidir.

ı) Çamaşırlardan çıkan kumaş lifleri ile tıkanan boşaltma düzeninin ağzındaki süzgeci arada bir kontrol etmeli ve temizlemelidir.

Çamaşırların her yıkanışından sonra makinaların gerektiği şekilde temizlenmesi, gerek bir kazaya meydan vermemek, gerekse aracın ömrünü uzatmak bakımından zorunludur. Temizlenirken fiş prizden çıkarılmalı, sabun artıkları, süzgeçteki çamaşır lifleri alınmalı, bir defada nemli bezle silinerek, iyice kurulanmalıdır. Çıkabilen pervaneler çıkarılarak, silinmelidir. Aralıklarına biraz makina yağı damlatmak yerinde olur.

Kauçuk merdaneleri ise açık bırakarak, arasına bez koymalı ömrünü uzatmak için arada bir de talk pudrası ile pudralanmalıdır. Diş yüzü de önce sabunlu, sonra nemli bezle silinip kurulanan makinanın bir süre havalandırıldıktan sonra kapağını kapatarak, temizliği tamamlamalıdır.

3. Bulaşık Makinası

Bu makina daha çok otel, lokanta, kurum yemekhaneleri ve yatılı okullarda kullanılır. Bulaşıkların kalan kirleri temizlendikten sonra bölümlerine yerleştirilir ve makinanın çalıştırılması ile üzerlerine püskürtülen özel deterjanlı su yardımı ile temizlenir. Bu araçlarda bulaşıkların yıkanmasını sağlayan suyun püskürtüldüğü kısım sabit veya haraketli olabilir. Ayrıca suyun devrini sağlayan bir düzen de bulunmaktadır. Dikkatli kullanmak, bakım ve temizliğini ise broşürdeki esaslara göre uygulamak yerinde olur.

IV. KISIM - ISITICILAR

Isıtıcılar iki ana grupta incelenebilir:

1. Su ısıtıcıları,

2. Konut ısıtıcıları,

1. Su ısıtıcıları:

a) Termosifon:

Sıcak su dolanım düzeni ile çalışan bir ısıtma aracıdır.

1. Yakıtı odun veya kömür olan termosifonlar:

Bu tiplerde birinci bölümde dökme demirden yapılmış olan soba kısmı, ikinci bölümde ise sobanın üzerine oturan ve bakırdan yapılmış olan silindir şeklindeki kazan kısmı bulunur. Kazanın içinde yakıttan çıkan duman ve gazların çıktığı bir boru ayrıca şamandıraya bağlı bir soğuk su borusu termosifon musluklarına bağlı bir sıcak su borusu bulunmaktadır. Alt kısmında soğuk havalarda kazandaki suyun donmasını önleyen emniyet musluğu vardır.

Üçüncü kısım kazandan en az 1 m. yüksekte bulunması gereken su deposudur. Bu tip termosifonlar yanarken, sobanın ağzını açık bırakmamalı sobayı, şehir suyu kesildiği takdirde hemen söndürmelidir. Aksi halde lehimleri eriyip patlayabilir. Suyu çok ısıtmakta, aynı nedenle çok tehlikelidir.

Soba kısmındaki kül ve kömür artıklarını her kullanıştan sonra temizlemelidir.

Kazan kısmı ise dıştan önce sabunlu, sonra duru su ile silinip kurulanarak temizlenir. Arada bir kaolle parlatılmalıdır. Borularının belli sürelerde silkilmesi, hem yangın tehlikesinden korunmak, hem de sobanın iyi yanmasını sağlamak bakımından unutulmamalıdır.

2. Yakıtı gazyağı veya bütan gazı olan termosifonlar:

Diğerinden farkı, doğrudan doğruya şehir suyunun bağlanması nedeni ile şamandralı bir su deposuna gerek görülmemesidir.

Birinci bölümünde çelik saçtan yapılmış, dış yüzeyi galvanize edilip, fırın boyası ile kaplanarak pasa karşı korunmuş kazan bulunmaktadır. Üst kısmında bulunan iki borudan biri soğuk su girişi, diğeri ise sıcak su çıkışı borusudur. Kazan çift cidarlı olup, arada ısıyı iletmeyip suyun soğumasına engel olan cam pamuğu vardır. Ortasında ise yanma kabına bağlı hava borusu bulunur.

İkinci kısım gaz deposu ve karbüratör olup, kazanın dışında yer alır.

Üçüncü kısım ise su sıcaklığını istenilen dereceye ayarlayan termostattır.

Termosifonun kullanılmasında dikkat edilecek, noktalar aşağıda belirtilmiştir.

a) Çalıştırmadan önce tamamen su ile doldurmalıdır.

b) Gaz ile çalışıyorsa, önce gaz deposunun sonra karbüratör kolu açılmalıdır. 2-3 dakika sonra yanma kabına gelen gaz ateşleme penceresinden tutuşturulmalıdır.

c) Konulduğu döşemenin düzgün olmasına dikkat edilmelidir.

d) İyi yanmasını sağlamak için, bağlanan boru en kısa yoldan bacaya verilmelidir. Bacanın içi temiz ve düzgün olmalıdır.

e) Depoya gaz koyarken hem süzgeç kullanmalı hem de huninin ucuna, ayrıca bir tülbent bağlamalıdır.

f) Termosifonun herhangi bir nedenle yanma tenceresine normalden çok gaz gelirse ateşlememeli, fazla gaz alındıktan sonra yakılmalıdır.

g) Herhangi bir nedenle kendi kendine sönerse yanma tenceresi soğumadan, tekrar yakılmamalıdır.

Termosifon soğuduktan sonra dış yüzeyinin hafif nemli bezle silinip kurulanması ile temizlenir.

b) Şofben

Suyu yakıldığı anda ısıtan şofbenler kullanılan yakıtın türüne göre ikiye ayrılır.

1. Yakıtı havagazı veya bütangaz olan şofbenler:

Depoya ihtiyaç göstermediği, fazla yer kaplamadığı, istendiği anda basınçlı su verdiği ve zaman kaybını önlediği için diğerlerinden daha çok kullanılır. "Gaz otomatı" adını da alan bu ısıtcılar yakıtın verdiği ısının o anda borudan geçmekte olan suyu ısıtması ile sıcak su verirler.

Dekape saç üzerine fırın boyası yapılan şofbenler çalıştırılmak istendiğinde gaz musluğu açılır ve ateşleme penceresinden pilot alev yakılır. Sıcak su musluğunun açılması ile brülörden çıkan gaz pilot alevle tutuşarak kısa bir sürede borudan geçen suyu ısıtır. Yeterli çalışabilmesi, su basıncının ve havagazının yeterli olmasına bağlıdır.

Bütangazı ile çalışanlarda gaz borusu bütangaz tüpüne bağlanmıştır. Şofben çalıştırılmak istendiğinde önce tüp detantörü açılır. İkinci farklılık ise, havagazı ile çalışanlarda gaz musluğu yardımı ile gazda bir ayarlama yapmak gerektiği halde, bütangazlılarda bu ayarlama tüp detantörü ile yapılır.

Kullanırken herhangi bir tehlikeye meydan vermemek için yakma sırasında gaz musluğunu sonuna kadar açmamak, su basıncı yeterli olmadığı sürece kullanmamak, devamlı kontrol ederek çalıştırmak ve çalışırken herhangi bir nedenle söndüğünde gaz musluğunu kapayıp havalandırmak gerekir.

Şofbenlerin dış kısımları sıcak sabunlu su ve duru su ile silinip kurulanır. İç düzeninin gerek temizlik, gerekse bakımı yetkililer tarafından yapılmalıdır.

2. Yakıtı elektrik olan şofbenler:

Yakıtı nedeniyle iç yapısı diğerlerinden farklı olan bu şofbenlerin ısı ayar düğmeleri ve iç yüzeyinde su sıcaklığının devamını sağlayan cam pamuğu vardır. Kibrit kutusu görünümünde olup, alt tarafından sıcak ve soğuk su musluğuna bağlı borular bulunur. Kullanılmak istendiğinde fişi prize takılır ve kısa süre sonra istenilen ısıdaki su, sıcak su musluğundan alınır.

2. Konut Isıtıcıları

Isıtma gücü dar sınırlı olan ısıtıcılara Yerel Isıtıcılar denir.

a) Sobalar

Yakıt kaynaklarına göre ayrılırlar.

1. Odun Sobası

Saçtan ve silindir şeklindedir, alt kısmında bir ızgara, onun altında küllerin toplandığı bir tabla vardır. Önünde ateşi kontrol etmek üzere bir kapak ve üst kısmında ise bir kapak daha bulunur. Yanma sırasında çıkan zehirli gazları önlemek bakımından sobanın silindir kısmı üst taraftan bir boruya bağlanmıştır. Boruların ve bacanın sobanın yanmasında büyük bir önemi vardır. Duman ve gazların rahatça yukarı çıkması sağlanmaz ve baca iyi çekmezse soba çevresini ısıtmak hem de duman ve gazlar etrafına yayılarak tehlikeli olabilir.

Yakılmak istendiğinde odunlar ızgara üzerine dikey olarak ve bir pramit şeklinde yerleştirilir. Aralarında ve ortalarında bir boşluk kalması sağlanır. Tutuşturulmuş bir çıranın bu boşluğa konması ile odunların da ısınarak yanma derecesine gelmesi sağlanmış olur. Bu tür sobalar kolay ve kısa sürede yandığı halde, verdiği ısı kullanılan yakıt cinsine bağlı olarak hem az, hem de geçicidir.

Bütün sobalarda olduğu gibi odun sobalarında da bacanın ve borunun temiz olmasına dikkat edilmelidir. Aksi halde içinde biriken kurumlar tutuşarak yangın çıkarabilir.

Temizlemek için soğuması gerekir. Izgara sağa sola oynatılarak küllerin tablaya düşmesi sağlandıktan sonra bir süre tozun yatışması beklenir. Bu arada sobanın kapağı kapalı tutulmalıdır. Sonra alt kapak açılarak, küllerin topladığı tabla yavaşça alınıp boşaltılır ve yerine konur.

2. Talaş Sobası

Ekonomik bir ısıtma aracı olup, alt ve üstü dökme demirden yan yüzeyleri ise saçtandır. Aynen kömür sobası görünümünde olan bu aracın özelliği, dibe yakın kısmında ortaya doğru uzanan yatay küçük borusu bulunan bir kovasının olmasıdır. Yakılacağı zaman dışarı çıkarılan kovanın içine borusu çapındaki özel çubuğu, bu borunun kova içindeki ağzını kapayacak şekilde yerleştirilir. Bundan sonra kova ince talaşla doldurulur ve talaşlar iyice sıkıştırıldıktan sonra kova, soba içine yerleştirilir (Bu arada kovadaki borulu kısmın soba alt kapağı yönünde olmasına dikkat edilmelidir). Ortadaki çubuğun çekilmesi ile kova içinde yanma sırasında talaşların hava almasını sağlayacak bir boşluk kalmış olur. Üst kapağı kapatılan soba, alt kapaktan kova borusunun içine doğru tutulan ateşle tutuşturulur. Böylece yakılan talaşlar, uzun sürede ve çok az bir kül bırakarak yanar.

Talaş sobaları, yakıtı bulunabildiği sürece ekonomik oluşu, kolay yanması, temizlenmesi ve iyi ısı vermesi bakımından oldukça kullanışlı bir ısıtma aracıdır.

3. Kömür Sobası

Odun sobalarından daha geç ısınır, fakat daha geç soğurlar. Yakıt olarak kok, linyit gibi kömür türlerinin kullanıldığı bu sobalar, iç görünüş olarak odun sobalarının aynı olmakla beraber, alt ve üstü dökme demirden yanları saçtan yapılmakta ve içleri ısıyı uzun süre devam ettiren ateş tuğlaları ile kaplı bulunmaktadır. Bazılarının dış yüzü emaye veya çini de olabilir.

Kok sobaları yakılmak istendiğinde odunlar ızgara üstüne aynen odun sobasında olduğu şekilde yerleştirilir. Onların üstüne kömür konur. çıra veya herhangi bir şeyle tutuşturulan odunlar yanarken üzerinde bulunan kömürleri de yanma derecesine kadar ısıtır ve böylece soba yakılmış olur. Bu arada boru başındaki anahtarın açık olmasına dikkat edilmelidir. Kömürler iyice yandıktan sonra anahtarı kapayarak ısının uzun süre devamı sağlanır.

Linyit sobaları da gerek materyali, gerek iç yapısı bakımından aynen kok sobaları gibidir. Her ikisinin de kovalı tipleri vardır. Ancak farklı yanı, üst kısmında çift kapak ve sürgü bulunuşu, ayrıca büyük kapaktan soba gövdesine inen bir borunun yerleştirilmiş olmasıdır. Kok kömürünün aksine üstten tutuşturulan linyit, bu boru yardımı ile kolayca hava alarak yanar. Kömür sobalarının kullanılmasında dikkate alınacak noktalar ve temizlikleri aynen odun sobasında olduğu gibidir.

4. Gaz Sobası

Gaz sobalarının bir kısmında boru bulunmamaktadır. Bununla beraber borulu gaz sobalarının daha tehlikesiz olduğu söylenebilir. Bu tür sobalarda bir gaz deposu ve bir ısı ayar düğmesi (karbüratör düğmesi) vardır. Depo gövde kısmının içinde olabileceği gibi dışında da bulunabilir. Gövde üzeri emaye saçtan olup, alt tarafında gazın sızmasını sağlayan delikler, bazılarının önünde de bir pencere kısmı vardır. Yakılmak istendiğinde depoya bağlı anahtarın çevrilmesiyle deliklerden gövdeye sızan gaz, özel çubuğu ile tutuşturulur. Düğmesi, istenen ısıya göre ayarlanır. Gaz sobalarının konulduğu yüzey meyilsiz olmalıdır. Anahtar açıldığında fazla gaz gelirse, bu fazlalığı almadan sobayı yakmamalıdır. Kullanılacak gazın temiz olmasına ve içinde su bulunmamasına dikkat edilmelidir. Aksi halde gazın geliş yollarında tıkanıklığa ve sobanın kendiliğinden sönmesine yol açar. Bundan başka boru ve dirsekler gerek sobaya, gerek birbirine tamamen geçirilmiş olmalı ve boruyu oda içinde fazla uzatmadan bacaya bağlamalıdır. Yeni sönmüş soba soğumadan yakılmamalıdır.

Bu tür sobalar kolay yandığı ve hemen ısı verdiği için, birçok yerde tercih edilir. Isısı devamlı değildir, söndürüldüğü zaman hemen soğur. Kullanılma ve bakımı için broşürlerini iyi okumak gerekir.

5. Elektrik Sobası

Yerel ısıtıcıların evriminde son basamak elektrikli ısıtıcılardır. Üzerinden akım geçirilen teller, ısıyı toplayıp bir noktaya yansıtan parlak metal bir yarıkürenin önüne yerleştirilmiştir. Isıtıcı teller bu yansıtıcı metalin önüne dikey ve paralel olarak konur. Tellerin meydana getirdiği ısı parlak yüzeye çarpıp geri dönerek ısıtmayı sağlar. Sobanın uygun bir yerinde ısı ve elektriğe karşı yalıtılmış anahtarları ve kulbu bulunur. Ayrıca soba ısıya ve pasa karşı dayanıklı bir metalden (genellikle saçtan) yapılır.

Kullanırken fiş ve kordon kısmını zaman zaman kontrol etmek, sobayı taşırken bir yere çarpmamak, açıkta bırakmamak ve tellerini kurcalamamak gerekir.

Bu tip sobalar kolay yanıp, kısa sürede ısıttığı ve temiz olduğu için, birçok yerde kullanılmakla beraber ekonomik değildir.

a) Vantilatörlü elektrik sobası

Diğerlerinden farklı bir de vantilatörü bulunmasıdır ve istendiğinde ayarlanarak sıcak havadan, başka serin hava da vermek suretiyle iki gereksinmeyi birden karşılayabilir.

b) Elektrikli radyatör

Saçtan yapılıp fırın boyası ile kaplı bulunan radyatörlerin ısıtma gücü dilim sayısının çokluğu oranında yükselir. İçine yerleştirilen reziztans, fişin prize takılması ile ısınarak kaynama derecesi oldukça yüksek olan özel yağı ısıtır, yağın dilimler arasında dolaşması ile de istenen ısı sağlanmış olur. Isıyı ayarlamak üzere termostat ve radyatörü kolaylıkla istenen yere taşımak için tekerlek bulunur.

Kuru ve yumuşak bezle tozu alınarak temizlenir.

Yerel ısıtıcılara oranla daha geniş bir bölgeyi bir merkezden ısıtan ısıtıcalara Bölgesel Isıtıcılar denir.

a) Kaloriferler:

Üç kısımdan meydana gelmiştir.

1. Kazan

Dökme demir veya çelikten yapılmakta olup, ocak kısmı ve suyun bulunduğu kısım olmak üzere iki bölümden meydana gelmiştir. Ocak kısmı ısıya dayanıklı ateş tuğlaları ile örtülüdür.

Kazanda bulunan kontrol araçları her zaman sağlam ve çalışır durumda olmalıdır. Bunlardan termometre, kazanın su ısı derecesini; hidrometre ise su yüksekliğini gösterir. Bir de kazanda ısı fazlalaştığı zaman hava kapağını otomatik olarak kapayan zincirli bir düzen vardır. Kazanın ısı derecesini ayarlamak üzere bir termostat bulunur.

2. Radyatör ve borular

Kolon denilen, pikten dökülmüş boruların birbirine eklenmesi ile meydana gelen radyatörler, istenilen büyüklükte yapılabilir. Dilim sayısı ve yüksekliği ısıtacağı yerin hacmine göre hesaplanır. Radyatörlerin dışardan gelen soğuk havayı kolayca ısıtabilmesi için özellikle pencere altlarına yerleştirilmeleri doğru olur. Ayrıca rahat çalışmasını sağlamak bakımından duvara bitiştirilmemesi ve etrafının açık bulunması gerekir. Borular, kazanda ısınan suyun radyatöre gelmesini ve burada soğuyarak tekrar kazana dönmesini, yani kazanla radyatör arasındaki bağlantıyı sağlar.

3. Baca

Kazanın ısıtılması için kullanılan yakıtın yanması sırasında meydana gelen gazların dışarı atılmasını ve yakıtın hava alarak devamlı yanmasını sağlar. Kalorifer düzeninin iyi ve ekonomik çalışması için gerekli şartlardan biri de iyi bir bacadır.

Bütün sıcak sulu kaloriferler, suyun ısınıp hafifleyerek sıcak su çıkış borusundan radyatörlere kadar yükselmesi ve burada ısısını bırakınca da soğuyarak ağırlaşıp iniş borularından tekrar kazana dönmesi sistemi ile çalışır. Bu kalorifer düzeninde suyun tabii akımından yararlanılmıştır. Yüksek yapılarda ekonomi sağlamak bakımından düzene bir de pompa eklenmiştir. Böylece sıcak su borularda gerektiği şekilde dolaşmaktadır.

Isıtmada buharlardan da yararlanılır, buharlı kaloriferlerin yapısı ve çalışması diğerlerinden farklı değildir. Ancak, su ile çalışanlarda, su en çok 90 c'a kadar ısıtıldığı halde diğerlerinde suyun alçak basınçlı buhar haline gelmesini sağlamak bakımından 100-105 c'a kadar ısıtılması gerekir.

Isıyı azaltan veya tamamen kaldıran anahtarları sık sık açıp kapamak doğru değildir. Kalorifer kazanına eklenen ikinci bir su kazanı, yapıdaki sıcak su ihtiyacını karşılar.

Bugün kaloriferlerde yakıt olarak linyit veya fuel-oil kullanılmaktadır. Temiz ve rahat bir ısıtıcı olması nedeniyle pek çok yerde kullanılmakla beraber, bulunduğu yerdeki havayı kurutması bakımından sakıncalıdır. Bu nedenle odaların uygun yerlerine içinde su bulunan kaplar yerleştirmek doğru olur.

V. KISIM - HAVALANDIRICILAR

Kapalı yerlerin havalandırılması veya serinletilmesinde kullanılan araçlar "havalandırıcılar" adı altında toplanır.

1. Duvara yerleştirilen havalandırıcılar:

a) Aspiratör

Emici özellikte bir araç olup, çalıştırıldığında kirli havayı emer. Genellikle mutfak ve yemekhanelerde kullanılır. Aspiratörler, pencere veya baca içlerine yerleştirilir. Üzeri fırın boyalı alüminyum veya saçtan bir gövde ile, kalın saçtan kanatlardan meydana gelmiştir. Pencere tiplerinde bir de saçtan kapak bulunur. Gövdeye yerleştirilen motor, elektrik enerjisi ile çalıştırıldığında buna bağlı kanatlar saatin aksi yönünde dönmeye başlar. Kirli havanın emilmesini kanatların ders dönüşü sağlar.

b) Air Condition

Kapalı yerlerin havalandırılmasında kullanıldığı gibi aynı zamanda serinleten bir araçtır.

İçindeki kirli havayı emer, dışardaki temiz havayı içeri verir. Ayrıca, kirli havayı özel klapelerden dışarı atar.

Kullanırken zaman zaman hava filtresini kontrol etmek ve temizlemek gerekir. Filtrenin yırtılmamasına dikkat etmelidir. Aracı broşürlerdeki bilgilere dayalı olarak kullanmak ve bakımını yapmak gerekir.

2. Taşınabilir havalandırıcılar:

a) Vantilatör

Serinletici olarak kullanılır. Aspiratörden farkı, bir yere monte edilme zorunluluğun olmayışı, kanatların durumu ve dönüş yönünün aspiratörün tersi olmasıdır.

Vantilatörün elektrikli ve pille çalışan türleri vardır. Büyük yerlerde ise tavana asılarak kullanılan fırıldaklı vantilatörlerden yararlanılır. Araç çalışırken yakınına oturarak serinlemek doğru değildir, baş ağrılarına sebep olabilir.

SEKİZİNCİ BÖLÜM

HAŞERELERDEN KORUNMA

Ev ve giyim eşyalarımıza, yiyeceklerimize zararlı olan, hastalık ve pislik kaynağı sayılabilen haşaratlardan korunmak için, etkisiz kılma yollarını bilmek gereklidir.

Bu zararlı canlılardan korunmayı ise iki şekilde gerçekleştirmek mümkün olabilir.

1. Gereçler yardımı ile

Haşarat ile olan savaşın ağırlık noktasını gereçler meydana getirmektedir.

a) Piyasada bulunan hazır gereçler:

Bunlar haşerenin cinsine ve özelliğine göre uygun şekilde hazırlanmış olup, toz, sıvı veya macun halinde bulunabilir. Tarifelerinin gerektirdiği şekilde ve özenle kullanıldıklarında istenen sonucu kolayca verebilir.

b) Pratik olarak hazırlanabilen gereçler:

Haşerelerle savaşmak gerektiğinde birinci derecede piyasada satılmakta olanları kullanmak yerinde olur. Ancak, olanakların elvermediği durumlarda, bazı haşarat için etkili olabilecek gereçleri pratik olarak evde hazırlayarak kullanmak veya önlemler almak da mümkündür.

Örneğin: Hamamböceği için 5-6 adet patates haşlanıp, bir bardak toz şeker ve yarım bardak asit borik ile karıştırılarak ezildikten sonra küçük yuvarlaklar halinde gereken yerlere bırakılabilir. Pire, tahtakurusu, sinek, sivrisinek, hamamböceği gibi haşarat için de sinir sistemlerine etki ederek onları felce uğratan D.D.T.'yi iki şekilde hazırlamak olanağı vardır.

Alkolle hazırlanışı:

1/2 litre saf alkol (96'lık),

40 gr. saf D.D.T.

Şişedeki alkolün içine D.D.T. konup, mantarı sıkıca kapatılır ve şişe ara sıra çalkalanarak D.D.T. eriyinceye kadar bu işleme devam edilir. Böylece hazırlanan D.D.T. istenilen yerde kullanılır.

Alkolle hazırlanan D.D.T. özellikle kışlık giyim eşyalarının güveden korunmasında kullanılır. Çünkü kokusu güzel olup, giyim eşyaları üzerinde leke bırakmaz.

Gazla hazırlanışı:

1/2 litre gaz,

50 gr. saf D.D.T.

D.D.T ve gaz bir şişeye konur. Mantarı sıkıca kapatıldıktan sonra D.D.T. eriyinceye kadar çalkalanır. Sivrisinek, bit, pire vb. haşeratı yok etmede kullanılır. Alkolle hazırlanana oranla daha etkilidir.

Bunlardan başka hoş kokulu bir süs bitkisi olup, kuruduktan sonra tülbent torbalar içinde çamaşırların arasına konan lavanta çiçeği, yünlülerin güveden korunmasında kullanılır. Aynı şekilde küçük tülbent torbalar içine konan tütün yaprağı da yünlülerin güveden korunmasında yararlı olabilir.

2. Alınacak önlemler yardımı ile.

Fareler için kapan kullanmak, delikleri alçı ve çimento ile kapamak; sinek ve sivrisinekler için pencerelere ince tel kafesler geçirmek, çöp kutularını temizlemek gibi önlemlerin alınması, korunmada gözönünde bulundurulması gereken önemli noktalar arasındadır.